Maçlarda dikkat ediyorum. İlk devre en fazla 1-2 dakika uzatılırken, maç sonuna hep 3-5 uzatma dakikası ekleniyor. Şimdi burda benim bilmediğim bilimsel bir gerçek mi var? Yoksa bu, FIFA’nın vs. özellikle istediği evrensel bir eyyam mıdır?
Neden?
Marmara İletişim Öğrencilerinin Başarısı
You tube videolarını izleyemiyorsanız
Öğrencilerimin 3. sınıf dersi için çektiği “Senaryo” adlı film, 9. Frankfurt Türk Filmi Festivali’nde kısa film dalında 3.lük kazandı. Filmde emeği geçen Marmara İletişim öğrencilerinden Gökhan Dirice, Burça Derindere, Cansu Vural, Zeynep Çotuk, Fatih Evin’i ve diğer çalışanları kutluyorum.
Helal Olsun “Senaryo”ya
9. Frankfurt Türk Film Festivali kapsamında bu yıl ilk kez düzenlenen “Kısa Metrajlı Film Yarışması’nda jüri, üçüncülük ödülünü Marmara Üniversitesi’ndan Gökhan Dirice’nin ‘Senaryo’ adlı filmine verdi. En iyi film olarak Kocaeli Üniversitesi’nden Mehmet İmer’in yönetmenliğini yaptığı ‘Doğu Expresi’ filmi seçildi. İstanbul Üniversitesi’nden Berker Berki’nin ‘Burger Think’ ikincilik ödülünü aldı.
Beyaz Terlik
Doktorlar işe gidince niye terlik giyerler ?
İşe giderler, normal ayakkabılarını çıkarırlar ve terlik giyerler.
Tuhaf değil mi ya da sadece bana mı tuhaf geliyor ?
Nohutlu Pilav
Bu akşam işten çıkmış, canım sıkkın, aç biilaç beni eve götürecek olan dolmuşa doğru Beşiktaş’ta yürürken bir yandan da kafamın içinde eve gidince yapacağım yemeği teorik olarak pişiriyordum. Ben bu teorik olarak bir takım şeyleri yapma konusunda çok başarılıyım. Pratiğini yapmaktan çok daha keyifli ve zahmetsiz.
Haftanın Grubu: Osibisa
Plak meraklıları, ordan burdan plak toplayanlar Osibisa ismiyle mutlaka karşılaşmışlardır. Bir plak yığınını deşeleyip de Osibisa LP’lerinden birine isabet etmemek güçtür çünkü. Bizimki gibi disko misko türü dışında yabancı plak neşriyatının bir hayli kısıtlı olduğu bir memlekette, ne çok Osibisa albümü basılmış da satılmış diye hayrete düşer insan. Neymiş bu grubun kerameti diye sorası olur.
Bir fincan neskafenin kaç paralık hatrı olur?
99 kuruşluk dükkan yazımız beğenilmiş, “biraz daha tanıtın cafeleri” diye eşten dosttan tavsiye aldık. Sağolun var olun, ne yapalım biz de ekip olarak anlamadan etmeden o kafe senin bu pastane benim dolaşıp duracağız sizi memnun etmek için. İlk durağımız Polo Pastanesi: lafı dolandırmadan konuya gireyim.
Demek ki 99 kuruşa oluyormuş
Harbiye’de Halaskargazi Caddesinde, Ramada Otelin hemen dibinde 99 kuruş adlı bir dükkan var. Burada herşey 99 kuruş. Sandviç, muhallebi, portakal suyu, sosisli, çay, Türk kahvesi, cappucino hepsi 99 kuruş. Evet yanlış duymadınız rakamla 99, yazıyla doksandokuz.
Arthur Ganson ve Kinetik Sanat
Altyazı için “view subtitles”a basıp Turkish’i seçin
Sanatın bu post modern dönemde varacağı yer ile ilgili hayal gücü ne kadar zorlanırsa zorlansın yine de bir sergide ya da bir festivalde alabildiğine garip “iş”lerle karşılaşmak artık kimseyi şaşırtmıyor. Sanırım kavramsal sanatı “ben yaptım oldu” diye değerlendirmek gerekiyor biraz da.
İzin ve Tarak
Yıllık iznimin bir bölümünü değil tamamını kullandığımdan bir süre -artık Allah bilir ne kadar olduğunu- yazmayacağım. Yazamayacağım değil, yazmayacağım.
Bu nasıl oluyordu gazetelerde ‘yazarımız yıllık izninin bir bölümünü kullandığından yazısı bugün yayınlanmamıştır’. Bu iznin niye bir bölümü kullanılır? Sanırım basında kimseye uzun tatil vermiyorlar. ‘Hadi koçum üç gün neyine yetmez’ gibi bir tavır galiba…Valla burada patron benim. Tamamını kullanıyorum.
İz Dergisi’nden John Delaney Fotoğrafları
Fotoğrafevi’nin çıkardğı “İz” dergisi severek takip ettiğim, ara sıra katkıda bulunduğum bir yayın. Avrupa tasarım ödülü bulunan derginin bu ayki sayısında yerli, yabancı 6 fotoğrafçının eserlerine yer veriliyor. Bunların arasından Amerikalı fotoğrafçı John Delaney’nin Moğolistan’da berkut kartalları ile ilgili çalışması için yazdığım yazıyı ve fotoğrafçının eserlerinden 4′ünü aşağıda bulabilirsiniz.
Dublinliler – Philip Bloom
James Joyce’un Dublinliler’i değil tabii ki; bunlar Philip Bloom’unkiler. Bloom, Sofya‘da ve San Fransisco‘da yaptığını yineliyor. Dublin ahalisinin gece hallerini yansıtıyor kamerasıyla. Bu sefer müzik Thin Lizzy’den Whisky in the Jar. Filmi izlemek için
San Francisco Sakinleri – Philip Bloom
Daha önce Philip Bloom’dan “Sofya Sakinleri“ni beğeninize sunmuştuk. Anlaşılan Philip abimiz bu tarzı bir gelenek haline getirmiş, arada Dublinlileri çekmiş, son olarak da San Franciscoluları. Yine fotoğraf makinesiyle, Bernard Herrmann’dan “Taksi Şöförü” filminin müziği eşliğinde kalburüstü görüntüler. Filmi izlemek için lütfen




