Şu sıralar Vodafone reklamında kullanılan “Nikah Masası” şarkısı dolayısıyla yeniden gündeme gelen Ümit Besen (ve arkadaşları diyemeyeceğim) ve (piyanosu da diyemeyeceğim) klavyesi bu haftanın grubu. 80’lerin grup müziğine sırt çeviren müzikal ve bireyciliği kışkırtan kültürel ortamlarından filizlenen piyanist şantörlerin en yağızı Ümit Besen. İmaj meykır diye birilerinin yırtık dondan çıkmadığı, Neslihan Yargıcı’nın bilinmediği, herkesin -Turgut Özal başta olmak üzere- kendini Erol Atar’ın beğenisine teslim ettiği (burada bir Erol Atar yazısı için öteberi’ye pas var) bir dönemin adamı. Geldik 2010’lara, bakıyoruz Ümit Besen yine aynı bıyıkları, saçları ve gülüşüyle 80’lerin estetiği ve tavrını taşımayı sürdürüyor. Kılık kıyafet, altın zincir-künye, belki serçe parmakta bir tektaş, yerli yerinde. Bir ara “hadi şarkı söyleyelim” filan gibi yarışmalardan birinde şarkıcı koçluğu yapıp karizmayı çizdirecek gibi olmuşsa da başarıyla ortadan kaybolmayı bilmiş neyse ki. Umarız şu Vodafone reklamı bahanesiyle Ayşe Arman veya Helin Avşar ekürisinden birine göğüs kıllarını tırmalatmaya razı olmaz. Biz onu Türkiye’nin 70’lere kadar biriktirdiği masumiyeti ve safiyeti 80’lere ve sonrasına taşıdığı için severiz, her ne kadar o vakte değin biriktirilen müzikaliteye tüy diken bir ekolün temsilcisi olsa da. Yine de bu piyanist şantör veya taverna ekolü mensuplarının her birinin kendi bireyselliğini taşıdığını unutmayalım. Arif Susam, Nejat Alp, Hayko gibileri “oturmaya mı geldik” alt başlığına yönelirlerken, Cengiz Kurtoğlu, Ümit Besen gibileri daha ağırbaşlı bir “içelim, ağlayalım” havasını yansıttılar. Ümit Besen’in “Ay lav yu” veya “Anası da Yesin” gibi oynatmalı şarkıları “Islak Mendil” veya “Şikayetim Var” gibi ağlatmalı şarkılara oranla çok daha azdır. Kendisi de oynayabilen bir adam değildir zaten, ne sahnede ne de beyazperdede. Plak kapakları ve film afişleri ise 80’ler estetiğinin doruklarıdır desek herkesin bir şey yumurtladığı 2000’lere ters düşmez sanırım. İnternette en çok sevileni şemsiyeler ve yangın söndürme tüpleriyle verdiği poz olsa da benim favorim Şikayetim Var albümünün kapağıdır. Burada piyanosunun tuşları ve bir mikrofonuyla bulutların üstünde ruhani bir edayla şarkı söyler Ümit Besen. Fotoşopun bilinmediği yıllardan kalma bir “fotomontaj” başyapıtı. Kendisi halen Yenikapı Mercan “Restaurant”ta çalıyormuş, resmi web sitesinden faaliyetlerini takip etmek mümkün. Para denkleştirilip gidilirse acaba 80’lerden bir gece çalınabilir mi, çalınabilirse eğer buna değer mi, merak etmiyor da değilim.
Haftanın Grubu: Ümit Besen
3 Yorum to “Haftanın Grubu: Ümit Besen”
-
pekadam’ın yorumu olağanüstü, izninizle paylaşacağım bu yorumu..


