Öteberi, ülkenin çatı sorunsalını gözler önüne sererek gündeme balyoz gibi indi. Ben de konuya bir açılım getireyim diyorum. Bu ülkenin çatı sorunsalını, bu ülkenin uyanık vatandaşı, işbilir belediyesi ve siyasetçi esnafı elele vererek çoktan çözmüştür. Bu ülkenin çatı sorunsalı yoktur çünkü bu ülkede çatı yoktur. Evlere çatı yapılmaz, son katın üstüne beton atılır, etrafı çevrilir, kolonlardan demir filizleri bırakılır, seyrine bakılır. Para denkleştirilirse, kat çıkma fırsatı doğarsa, üstüne bir kat daha çıkılır, kısmetse bir tane daha çıkılır. Damı katla örtmek varken çatı yapmak gibi bir manasızlığa kimse kalkışmaz. Ayrıca orası çok amaçlı bir rekreasyon ve sosyalleşme mekanı olur; çamaşırların kurutulduğu, çocukların koşturduğu hatta bisiklete bindiği, kadınların güzel havalarda kabul günü düzenlediği, Beyoğlu-Cihangir gibi semtlerde bazen bazı ablaların şezlonglarda güneşlenmeye çıkıp etrafa seyir zevki verdiği, beylerin mangal sofrası kurup rakı içtiği, komşuların biraraya geldiği alanlardır bunlar. Buraların keyfi değme Bahçeşehir, Çekmeköy, Ataşehir sitesinde de bulunmaz ayrıyeten. Kaldı ki, diyelim ki damınız var, ve kiremit, ve akıyor. Ne çıkar? Çağırırsınız bir usta, o damı aktarırken siz böyle bir mesleğin olduğuna ve sizin bu mesleği devam ettirmek için verdiğiniz katkıya sevinirsiniz. Diyelim yine aktı, n’olur yani? Koyarsınız bir kova, mümkünse eski çinko kovalardan, tıp tıp damlayan suyun sesini dinler, yavaş yavaş dolan kovaya bakarak huzur bulursunuz. Çatı katında oturuyorsunuz, düşünün her tarafınızın Braas çatı sistemleriyle kaplı evlerle dolduğunu. Onlara bakarak mı geçirmek istersiniz hayatınızı, yoksa bizim güzelim kiremitlere mi? O da ayrı bir konu. Neyse efendim, uzatmayayım, nacizane bu memleketin çatı sorunsalının olmadığı, çoktan çözüldüğü, olsa da dert edilmemesi gerektiği kanaatindeyim. Ama diyorsanız ki bu memleketin bodrum kat sorunu vardır, amenna. Yağmur yağdığında oralara damla damla girmez su malum, eşyaları, bazen canları alır gider. O yüzden çatılarda oturanların oturdukları yerde oturmaları en iyisidir. Altta kalanın canı çıksın.
İşte Çatı, İşte Bodrum Katı
3 Responses to “İşte Çatı, İşte Bodrum Katı”
-
Dönerin son lokmasini ayranin son yudumuna denk getirebilen zekaya sahip bir milletin ”çatı sorunsalı” yaşaması düşünülemezdi zaten(!)
-
ülkenin çatılarla ilgili sorunları bitmez hocam. şu fotoğrafta kaç tane çanak anten sayabiliyorsunu mesela. ya da kaç tane çürümüş paslanmış su deposu?
