Hanidir bu köşeyi pekadam’a kaptırmıştım. 80′ler, 70′ler, Türk popu derken baktım iyiden iyiye gitti köşe. Sağolsun güzel de yazıyor, kalemi sağlam arkadaşın. Bir de birkaç senelik yaş avantajıyla aldı götürdü. Gerçi benim de yaşım yetişir; 70′ler müziğini, dönemin Türk popunu bilecek kadar eskidir kafa kağıdım. Ama o alanda ne pekadam kadar otoriteyim, ne de onun kadar içli, lezzetli yazılar çıkarabilirim. 80′li yıllar, daha kendimi bilerek müzik dinlediğim döneme denk geldiği için, bu hafta o yıllardan bir İngiliz grubu, “Shakatak”ı hatırlayalım istedim.
Yeni neslin pek bilmediği ama dinleyince sevebileceği hatta biraz müziğe meraklı herkesin sevebileceği türden müzik yaptıkları için Shakatak bu haftanın konuğu oldu. Kimi kaynaklar yaptıkları müziğe jazz-funk dese de genel olarak pop-caz onların müziğini anlatmak için yeterlidir; açmak gerekirse, tam kıvamında pop-caz. Ne cazı ortalama dinleyeciyi zorlayacak kadar iddialı, ne de popu asansör müziğine (Kenny G.’deki gibi) meyledecek kadar hafif. Dönemin pop-caz furyasının başlarında, 1980 yılında kuruluyor. Kısa sürede ünlenen grup, “Invitations”, “Night birds”, “Down on the Street” gibi hitlerle listelerin değişmez grubu oluyor. En tanınan parçaları ise Al Jarreau’nun vokaliyle renklenen “Day by Day”dir. 80′den günümüze 47 albüm çıkarmışlar. Hala çalıyorlar, üretiyorlar, grup elemanları 30 yıldır neredeyse hiç değişmemiş. Ancak son yıllarda daha çok, delice sevildikleri Japonya’da albüm yapıyorlar.
Ekşi sözlükten bir yazar, “Night birds adlı parçasını dinlerken boğazda (gece) içki içmemiş olarak, orta hızda araba kullanmanızı tavsiye edeceğim grup. İstanbul boğazının ışıltılı güzelliği ile şarkının birleşmesi sonucunda rüyada gibi hissetmeniz beklenir.” demiş, fena da dememiş. Gerçekten benim de hafızama Shakatak hep arabadayken dinlenen ve o şekilde tadına daha çok varılan bir grup olarak yerleşmiştir. Hatta iflah olmaz bir hard-rock’çı olan sınıf arkadaşım Mansur Forutan bile eski günleri yadederken, yağmurlu günlerde arabada dinlediğimiz Shakatak’ı özlemle anar. İşte öyle bir gruptur Shakatak: değişik müzikler dinleyenlere kendi müziğini dinlettirebilecek kadar kucaklayıcı, yıllar sonra sıkılmadan dinlenebilecek kadar kalıcı.
