Arkadaşlar biliyorum bizi sulu sepken nostaljik bellediniz, yazılarımızı müzelik buluyorsunuz ama, bakınız herkesin hayatında bir eski tat, bir eski koku aradığı zamanlar oluyor, olacaktır. Görüyorum bizden gençler de forumlarda filan ah nerde o “Yedi Numara” dizisi, “Pokemon” olsa da seyretsek filan diyesi oluyorlar. O yüzden mazur görünüz buradan Zambo çiklete olan özlemimizi ifade etmemi. Kaldı ki biz blogu niye kurduk, aklımıza eseni, kafamızı bozanı, içimizin çektiğini yazmayacaksak, değil mi ama efendim? Çengelköy Seval pastahanesine yolumuz düştü, bu mekan köklü bir semt müessesesi, bilenler biliyormuş, bir takım spesiyal şeyleri İstanbul’da üreten birkaç yerden biriymiş burası. Mesela Vedat Milor yazmıştı, frenkçe adını şimdi bilemeyeceğim bizim bezeye benzer bir “Parizyen zamazingo”yu bu Seval Pastahanesi, Paris’tekiler kadar leziz yapasıymış. Ben Milor’un yalancısıyım, bir kere gidip denedim, renk renk çeşitli meyveli, karamelli vs. o bezelerden var hakikaten, bayağı bir parayı bayılıp aldım ama yediğimde başım da tavana vurmadı doğrusu. Neyse, Seval’in bir de hakiki manda sütünden ürettiğini söylediği dondurması var, bu kez onun için dükkana girdiğimizde kasanın yanında Mabel sakızından bulduk. Ooo ne zamandır çiğnemiyordum bunu filan derken kasadaki güngörmüş abi, bunların fabrikası kapandı, artık Mabel üretiyor bu sakızları dedi. O anda aklıma geldi, evet ya bu sakızların adı Zambo değil miydi diye sordum, abimizin yüzüne geniş bir gülümseme yayıldı, anlayışlı anlayışlı başını salladı, herhalde zamanında bizim gibi çocuklara sattığı kutu kutu Zambo’nun anısına daldı o da. Evde bilgisayarın başına geçip Mabel’i ağzıma attığımda hayal kırıklığı yaşadım tabi, bu Mabel’in o Zambo’yla alakası yoktu. Dış görünüş benziyor, ince büyükçe bir kare sakız önce ince parlak kağıda, sonra da kahverengi renkli, üzerinde zenci bir kızın resmi olan ambalaja konulmuş. Bu zenci kız resmi zaten Zambo’nun en çekici tarafı, çocuk kafamızda kimbilir ne hayallere daldırdı, ne seyahatlere çıkardı bizi. Ama içinden çıkan lezzet de, zenci kız Zambo fantezisine uygun bir lezzet idi, bu “çiklet” çikolatalı bir çiklet idi çünkü. Yani artık her ne idiyse, o zamanlar kakao aroması var mıydı, gerçek kakao mu konurdu çikletlerin içine bilemiyorum. Ama nefis bişeydi, o kesin. Bu Mabel, ambalajdan sizi yakalıyor ama, içerik fos maalesef. Zaten kakao, aroma filan hiç tınmamışlar, sıradan naneli sakızı koymuşlar içine. İnternete daldım, Zambo’yu araştırdım, meğer bu firma Beyoğlu çikolatası diye bilinen bol fındıklı, fıstıklı çikolatayı da üreten firma imiş. Hatta tekrar Zambo sakızı yapacaklarına dair bişeyler de okudum. Ama www.zambo.com.tr ‘de böyle bir bilgi yok. Nostalji diye bir link koymuşlar, onun içinden de “Brilla sütlü şemsiye çikolata” çıkıyor, ki o da ayrı bir nostalji nesnesidir diye tahmin ediyorum. Biz erkekler onu biraz feminen bulduğumuz için yüz vermezdik, hiç yediğimi hatırlamıyorum. Ama ilaç için bir tane eski Zambo çikleti resmi bulamadım nette. Buraya “zencili” Mabel fotosu koyalım, okura bir fikir versin, bir de artık antika olmuş, internette mezatlarda satılan Zambo çiklet kutusu (ben bunlardan hiç görmedim, o kadar da fosil olmadık daha!). Piyasada hakiki Zambo çiklet gören, çiğneyen varsa, veya bir resmine rastlayan olursa da buraya haber bıraksın. Bulursak cak cak çiğneriz, bi de balon patlatırız üstüne anasını satayım.
Zambo Çiklet Aranıyor
3 Yorum to “Zambo Çiklet Aranıyor”
-
benim hatirladigim sanki tarcinliydi bu sakiz. en son birkac yil once bir arkadasim hediye getirmisti beyoglu gezmesi sonrasi; cignemeye kiyamamistim. istanbul evde bir yerlerde duruyordur..
-
Sakızdan ziyade, 45 Sene öncesi Zambo nun müdürü olan arkadaşım Erdoğan Türe yi arıyorum bir bilen tanıyan varsa
Gökçe Gürsoy ile temas kurabilir.teşekkürler. gokcegursoy@gmail.com

