Adamın biri Türk Malı dizisini şikayet mi etmiş, dava mı açmış ne, öyle bişey okudum geçenlerde. Efendim Türk Malı dizisi Türk insanını aşağılıyormuş, ele güne rezil ediyormuş, yanlış tanıtıyormuş, Türk insanını küfürbaz, madrabaz, arlanmaz, angut bir insan olarak resmediyormuş vs. Tam olarak bu değilse de buna benzer bir neden işte. Biliyorsunuz anlamametmem olarak böyle fuzuli mevzuları takıntı yaparız, bunu da yaptık.
Türk Malı Hooo
Milli Marş Hadisesi
Efendim topçularımız ABD’ye maça gitti, maçtan önce de milli marşı Hadise söyledi ya, yine hadise çıktı. Biz de bu vesileyle güzel bir demokrasi sınavından geçmiş olduk. Geçtik ama neticede fena halde çaktık. Yok efendim böyle mi söylenirmiş, 1.5 kere detone olmuşmuş, düpedüz kepazelikmiş. Miş de miş.
Anlamametmem Kumpanyası İftiharla Takdim Eder: Filim Bir Adam Ertem Eğilmez
Köyden İndim Şehire’nin Himmet’i, Gayret’i, Saffet’i, Hababam Sınıfı’nın Kel Mahmut’u, Güdük Necmi’si, İnek Şaban’ı, Damat Ferit’i, Neşeli Günler’in turşucuları, Bizim Aile’nin Yaşar Usta’sı, Gülen Gözler’in Vecihi’si, Mavi Boncuk’un şarkıcı Emel ile yakışıklısı, Canım Kardeşim’in Kahraman’ı, Arabesk’in Müjde ile Şener’i…
Neden Bu Kadar Eğlendik?
İki gündür feysbukta dönen geyiklere bakıyorum da, ahali Bursaspor’un şampiyonluğundan çok Fenerbahçe’nin kaybedişi üzerine yoğunlaşmış. FB’ye gönül vermeyen herkes ama herkes pek memnun. Bir Galatasaraylı olarak bunu anlamaya çalışıyorum. Hoş bir Galatasaraylının bunu anlaması için oturup düşünmeye ihtiyacı yok da neden herkes bu kadar seviniyor onun peşindeyim. Aslında bu soruyu benden çok Fenerbahçe yönetiminin ve taraftarının sorması lazım. “Neden bu kadar nefret ediliyoruz, biz nerde yanlış yaptık?” diye.
Yeşil, Beyaz, Şampiyon, Bursa!
Akşamdan esen sert lodos havayı tertemiz etmişti. Pırıl pırıl güneşli bir sabaha uyandı şehir. Mahmur sokaklar boş, insanlar ve arabalar tek tüktü. Günler önce yeşil beyaz boyanan kaldırımlar, refüjler, caddeler bu boşlukta daha çok göz alıyordu. Aylar önce bütün şehri donatan yeşil beyaz bayraklar sakince dalgalanmaktaydı. Bursa yeşile, beyaza kesmişti.
İddaa’ya Neden Hayır?
Blogumuzun ilk günlerini hatırlayanlar bilirler, iddaa tahmini yapmıştık 1-2 kere. Eğlence olsun diye. Yoksa anlayıp ettiğimizden değil. Şans o ya, tutturmuştuk da. Sonra bıraktık. Tabii bunda iddaayı, lotoyu biraz boş işten saymamızın payı vardı. Ama asıl neden yerli bahis oynatıcının yasakçı zihniyetine çanak tutmamaktı.
Lüfere Hasret
Anlamametmem Bursa muhabiri arkadaşımız Oral bey, geçenlerde ilginç bir habere imza attı. Kendisinin bildirdiğine göre bir evi soyup soğana çeviren hırsızlar, bir de evsahibinin buzdolabında duran bir şişe rakı ile balığı da cebellezi etmişler. Ne desek bilemiyoruz; evsahibine geçmiş olsun, acaba giden mallara mı daha çok yanmıştır, yoksa rakıyla balığa mı? Oral bey buzdolaplarına gizli, şifreli filan bir bölme yaptırıp rakı-balığı orada saklamamızı öneriyor. Büyük rakıcı dostumuz doktor Hakan bey ise evde rakı ile balığının zinhar saklanmayıp derhal tüketilmesinin en geçerli tedbir olduğunu söylüyor.
Bitmeyen Komedi: Youtube

Biraz bilgisayar kullanan herkesin zaten çeşitli yollarla deldiği youtube yasağının hala devam ediyor olması nasıl bir komedidir, kepazeliktir belli değilken, şimdi bir de iphone’daki youtube uygulamasına yasak koymuşlar.
Bir-iki ay öncesine kadar iphonela youtube’a girilebiliyordu. Bir aklıevvel farketmiş olmalı ki onu da engellemişler. Muhtemelen büyüklerimizden birinin veledi “Ya baba siz yasağı koydunuz ama ben ayfonumla deliyorum” diye dalga geçmiş olmalı ki, bu işgüzar şahıs da yememiş içmemiş, yetkililere emir verip iphonedan da youtube’a girilmesini engellemiş herhalde. Yani devlet büyüklerimizin ilgilendiği konuların ağırlığını varın siz düşünün.
Haftanın Grubu: Moğollar
Uzun zamandır yapamadığımız haftanın grubunu bu kez üzücü bir vesile ile yapıyoruz. Moğollar’ın davulcusu Engin Yörükoğlu’nun vakitsiz ölümü nedeni ile Türk rock müziğinin bu müstesna grubunu bir hatırlayalım dedik. Moğollar’ın hatırlatılmaya da ihtiyacı yok pek gerçi; günümüze kadar albüm yapmayı, konser vermeyi sürdürdükleri, festivaller organize ettikleri, protest tavırlarını, genç duruşlarını koruduklarını için bugünün dinleyicisi ile de bağlarını koparmış değiller. Oysa grubun ta 1967 yılında kurulduğunu, günümüzde Taner Öngür, Cahit Berkay ve rahmetli Engin Yörükoğlu’nun oluşturmuş olduğu Moğollar üçlüsünün hiçbirinin ilk kadroda yer almadığını çoğu kişi bilmeyebilir.
1 Mayıs Sevinci
1 Mayıs’ta bizi sevince boğan 2 olay oldu. Birincisi 1 Mayıs kutlamalarının olaysız ve coşkulu geçmesiydi. İkincisi ise “Hedef 500″ kampanyamızın başarıyla sonuçlanması oldu. Biz 500 dedik -sağolsun eski-yeni okurlarımız- facebooktaki takipçilerimiz bugün itibarıyla 579′a ulaştı. Bedava kitap için birkaş kişilik kontenjanımız daha mevcut. İsteyenler adres gönderirse daha önce bahsettiğimiz kitapları adreslerine gönderebiliriz. Hepinize mutluluk dolu bir yaz diliyorum.








