Milli Marş Hadisesi

tarafından oteberi

Efendim topçularımız ABD’ye maça gitti, maçtan önce de milli marşı Hadise söyledi ya, yine hadise çıktı. Biz de bu vesileyle güzel bir demokrasi sınavından geçmiş olduk. Geçtik ama neticede fena halde çaktık. Yok efendim böyle mi söylenirmiş, 1.5 kere detone olmuşmuş,  düpedüz kepazelikmiş. Miş de miş.

Şimdi belirtmekte fayda var. NBA neyin izleyenler bilir. Amerika’da önemli maçlardan önce milli marş ülkenin önde gelen sanatçılarından birine okutulur, hatta bazen çaldırılır. Milli marş orda bizdeki gibi tabu değildir. Her sanatçının milli marşı yorumlama hakkı vardır. Bu da çok sesliliğin, demokrasinin bir gereğidir. Seversiniz sevmezsiniz, buna tahammül etmek de demokrasinin gereğidir. Hatırlarsanız merhum gitar üstadı Jimmy Hendrix de Amerikan milli marşını nefis yorumlamıştı konserlerinde. Kimse de ona şu notada teli fazla çekti, burda fazla es verdi deme cüretini göstermemiştir. Zaten asıl kepazelik kıymeti kendinden menkul bazı büyüklerimizin gündemde kalmak amacıyla çıkıp bu konuda ileri geri konuşmasıdır. (Biz az mı tahammül ettik “autumn leaves”in 15 ayrı yorumunu dinlemek zorunda kaldığımız senin o dandik programlarına “beyaz çikolata renkli” radyocum?)

Ama burası Türkiye -tek tipleştirmenin vatanı- olunca iş değişiyor tabii.  Bandoyla çalınan bildiğimiz klasik İstiklal Marşı olmadı mı beğenmeyiz biz. AB zoruyla biraz açılıyoruz ya, belki bazı sanatçılara tahammül edebiliriz. Mesela Zeki Müren okusa kimsenin gıkı çıkmazdı ama onu da kaybettik işte. Ya Müşerref Akay okusa? Ona da ok çıkardı herhalde. Peki ya Mazhar Alanson? O da reklam çekiminden vakit bulamazdı. Maazallah Ahmet Kaya hayatta olup okusa ülke iç savaşa giderdi. Belki bir Demet Akalın’ın, ne bileyim bir Serdar Ortaç’ın  kıvrak yorumu çok yakışırdı, ülkenin demokrasisini çok güzel özetlerdi bir marşla.

Ya bir davulcu çalsaydı İstiklal Marşı’nı, ona ne buyururduk acaba?

Red Hot Chili Peppers’ın davulcusu Chad Smith zamanında bir NBA maçı öncesinde Amerikan milli marşını çalmış. İzleyelim bakalım nerde detone olmuş, nerde makam dışına çıkmış, hakkını vermiş mi verememiş mi, görelim. Sonra da bir güzel atıp tutalım.

Youtube videolarını izleyebilmek için

7 Yorum to “Milli Marş Hadisesi”

  1. heh işte sen şimdi ”bir marşla demokrasiyi özetlerdi” filan diyosun ya….. biz bu bir marşı duydugumuzda ayaga kalkıp öyle dinliyoruz! bestesine güftesine olan saygımızdan dinlerken burnumuzu bile kaşımıyoruz!zeki mürenden demet akalından bahsediyosunda kimin söyledigi derdinde degiliz nasıl söyledigiyle ilgileniyoruz. doğru düzgün türkçe bilmeyen birine marşımızı okutmak ne kadar dogruysa tepki görmeside en az o kadar dogru… biz diye konuşuyorum çünkü türkiye cumhuriyeti vatandaşı olarak konuşuyorum senin BİZDEN olamadıgın baya belli yoksa amerikanın milli marşını BİZİM Milli marşımızla kıyaslama gibi bi gaflette bulunacagını düşünmüyorum.

  2. Doğrudur, zaten “siz” üstün varlıklarsınız, toplumlar, kültürler üstüsünüz, yoktur dünyada sizin gibisi. Amerikan marşıyla aşa İstiklal Marşı kıyaslanabilir mi? Zaten ABD 3-5 yıllık devlet, evet belki 1776′da kuruldular ama edebiyatta, müzikte, sanatta, demokraside, insan haklarında her alanda sizin çok gerinizdeler, şiir yazmaktan, şarkı bestelemekten, söylemekten falan da hiç anlamazlar zaten. Bunları en iyi siz yaparsınız. Ben de 40 yıldır cebimde T.C. kimliğimle bu topraklarda yaşayıp devlet üniversitesinde sizin gibi düşünen insanlara rağmen bu ülkenin genç vatandaşlarını yetiştirmek için üç kuruşa talim eden biriyim. Ama İstiklal Marşı’nda kıpırdamadan durmak tabii ki vatanseverliğin çok daha yüksek bir mertebesidir. Henüz bu üst seviyeye erişemediğim ve bu safsatalarla beynimin yıkanmasına izin vermediğim için özür dilerim sizden biri olamadım.

  3. dokuz eylül üniversitesinde müzik öğretmenliğinde okuyan 21 yaşında bir bayanım ve yazdığızını okudugumda şükrettim öğretmenim olmadıgınız için :) amerika çok büyük evet her şeyide sizin gözünüzde en iyi yapıyo belli ki ona da tamam hadi öyle olsun diyim:) ama bunun sebeplerinden biride ekmek yedigi yere sahip çıkmasıdır ne olursa olsun sizin yapamadıgınız şey yani… ben Türkiye Cumhuriyeti çocugu, Atatürk ün çocuğuyum hocam bu hiçbir zaman değişmeyecek! siz de bence artık taşının amerikayada burda 3 kuruş kazanacagınıza orda 5 kuruş kazanın… ve rica ediyorum illede banane ben hem severim hem döverim memleketi tavrınız devam edecekse öğrencilerinizin beynini AB fln diye siz yıkamayın!

  4. Çok teşekkür ederim bana tekrar cevap verme fırsatı tanıdığınız için.
    Madem ülkenizi bu kadar seviyorsunuz, başkalarının Türkçesine laf etmeden önce (Hadise Türkçe bilmiyormuş ya!) kendi ana diliniz Türkçenizi bir düzeltseniz (hatalı de eki kullanımı, ğ yerine g kullanma, vs.) İlk yanıtımda -hocalık adabından olsa gerek- yanlışlarınızı yüzünüze vurmak istemedim. Yine de vurmak istemezdim ama maalesef zorluyorsunuz.
    Uğur Mumcu’nun çok güzel belirttiği gibi kötü bir huyumuz var: Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmayı çok seviyoruz. Kendi Türkçemize bakmadan başkalarınınkini eleştirebiliyoruz. Ya da resmi tarih kitaplarını tek doğru belleyip, fazla araştırma yapmadan, karşıt görüşleri kaale almadan siyasete, dünyaya bu gözle bakıyor, bunu da doğru sanıyoruz.
    Ama bizim marşımızla onlarınkini kıyaslayamamak ve küçümsemek ne demek oluyor? Neden bizimkisi daha üstün oluyor? (hani müzik öğretmenliği okuyorsunuz ya bizimkinin armonisi mi daha güzel onu da anlatın bari!) Bu, başka ülkelere karşı saygısızlık olmuyor mu? Her ülkenin vatandaşına kendi marşı daha güzel gelebilir elbet. Aynı marşı yıllarca duyduğumuz ve tekrarladığımız için olmasın bu? Zaten burda kıyaslanmaya çalışılan marşların kendisinden ziyade onlara bakış açımız. Eleştirdiğim ise bu konudaki inanılmaz şekilciliğimiz ve bu olaya da birçok alanda olduğu gibi baskıcı ve tektipleştirici bir pencereden bakmak isteyişimiz. Ve nedense hep kendimizi haklı ve üstün görmek isteyişimiz.
    Merak etmeyin ben öyle Amerikan hayranı biri değilim. Cebimdeki TC kimliği ile birlikte 10 yılı aşkın süredir kullanmadığım ve nerde olduğunu dahi bilmediğim bir greencardım da bulunmakta. Ve ABD’nin her şeyin en iyisini yapmadığını, zaman zaman demokrasi adına insanlık onuruna yakışmayan işler yaptığını da inanın çok iyi biliyorum. Ama kendi ülkemde gördüğüm yanlışları eleştirmek yerine halının altına süpürmemi isterseniz benden, işte onu yapamam. Böyle bir milliyetçiliğim yok benim. Beni en fazla rahatsız eden de sadece resmi tarih kitapları okuyarak edinilmiş ilkokul sıralarından kalma bir bakış açısıyla olaylara ve dünyaya bakma ve ahkam kesme cesareti, cüreti. Lütfen buna tepki duymamamı beklemeyin benden.
    Siz buyrun kendi hocalarınızı sevin. Aynı onların size öğrettiği gibi İstiklal Marşı’nda kıpırdamamayı ve bunun da dünyanın en önemli şeyi olduğunu öğretin siz de öğrencilerinize. Bense öğrencilerime bakın biz İstiklal Marşı’na böyle yaklaşıyoruz ama başka ülkeler (bu Mozambik de olabilir, Hindistan da) böyle yaklaşıyorlar. Aralarındaki farkı tartışalım demeyi yeğlerim. Ha, bu arada marşı okurken burnunuz kaşınırsa rahat olun, kaşıyın. Gerçek milliyetçilik öyle burnunuzu kaşımayla falan kaybolmaz. Hem dünyada en az milliyetçilik kadar önemli değerler de vardır. Başkalarının marşlarına, hayat görüşlerine, yorumlarına saygılı olmak, tahammül etmek de onlardan biridir.

  5. BİZLER, BİZİM, bu çerçeve içerisinde kullanıldığı zaman korkutucu kelimeler bunlar. İyi ki benim öğretmenim değilsiniz eki-eki, şeklindeki yirmi bir yaşa değil, on bire yakışır bir espri falan.
    Yazı, Amerika’yı övmek için yazılmış bir yazı değil ki. Örnek oradan seçilmiş sadece.
    Put değil kardeşim bu marş. Geçenlerde Türkçe Olimpiyatları gibi bir etkinlik düzenlendi, Türkçe öğrenip de çeşitli ülkelerden gelen çocuklar İstiklal Marşı’nı okudu, şiir okudu, şarkı söyledi. Türkçe ana dilleri değildi, aksanları da var, keşke “O bozuk dilinizle bizim bu kutsal marşımızı nasıl ağzınıza almaya cürret edersiniz,’ diye birer tane de o çocukların ağzına yapıştırsaydık yaa, neyse okul bitip de öğretmen çıkınca siz yapıştırırsınız artık.
    Her kuşu becerdik, bir leylek kaldı mübarek. Marşımız yanlış okundu, vay efendim vay! Ona buna takıla takıla bir arpa boyu ilerleyemiyoruz.

  6. Bence bu performansla ilgili tek sorun, Hadise’nin göbeği. İzleyiciye biraz daha saygı lütfen. O göbek, o kalça olmamalı ya da o elbise olmamalı.
    Herhangi bir şey’e atfedilen kutsallığı hepimiz tartışabiliriz ama ben göbek konusunda tartışma kabul etmiyorum.
    Bir de son olarak, ah keşke Zeki Müren yaşasaydı da o okusaydı diyorum.

  7. şu istiklal marşı vb. milli değerleri çok önemseyenler var ya. genelde kemalist olanlar. hani şu dindar gördü mü yobaz diye çemkiren. emin olsunlar yobazların dini konulardaki tavırları neyse, bunların da milli konulardaki tavırları aynıdır, hatta daha bir sert, daha bir muhafazakardır. ve malesef insanlar dinlerinden ve milli değerlerinden vazgeçmedikçe, daha çook tartışacağız bu konuları.

Yorum yapın

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.