Anna Kournikova Nerede, Anlamametmem Orada

tarafından pekadam

İstanbul Fashion Week 2010′a konuk olan eski tenisçi yeni fotomodel Rus güzeli Anna Kournikova’nın ziyaretini adım adım izledik sevgili okurlar. Yanlış anlaşılmasın, kendimiz için bişey istiyorsak namerdiz, maksat habercilik olsun, bilgiye aç okurumuz mahzun kalmasın, olayların perde arkasını en doğru, en güvenilir mecra anlamametmem’den öğrensin deyu. Hoş, Kournikova perde arkasında filan pek bişey bırakmadı, her şeyi açık açık sergiledi ama kulisler, gizli görüşmeler, sıcak gelişmeleri de biz takip ettik, buracıkta ıcığını cıcığını çıkaracağız.

Bu İstanbul Fashion Week’e ABD’li aktris Meg Ryan da konuktu biliyorsunuz. Hatta açılış kurdelesini o kesti, devlet bakanı Zafer Çağlayan’la birlikte. Ancak Meg Ryan’dan pek hazetmediği her halinden belli olan Çağlayan’ın, kurdeleyi kısa kesip “Nerden buldunuz bu kokuşuk Meg’i la, beni çabuk Kournikova’ya götürün” dediği açık mikrofonlara yansıdı.

Etrafta gülüşmelere yol açan bu demeç karşısında şaşkına dönen Meg Ryan, “zaten ben bir Matrix’e geldiğimi biliyordum, benden artık kesinlikle açılım maçılım beklemeyin, oyum da “hayır”dır, that’s it guys” diyerek tepkisini gösterdi.

Bakan ve beraberindeki heyet daha sonra sabırsızlıkla Fashion Weeks’in kapısında onları bekleyen Anna’nın yanına seğirtti. Türk erkeğinin Skoda bacağa fena yamulduğunu önceden öğrenmiş olan Anna, buluşma öncesi pozisyonunu iyi belirlemiş, kendinden emin bir görüntü veriyordu.

Devlet bakanı bu tarihi buluşmadan ötürü son derece memnuniyet duyduğunu, sayın Kournikova’nın ziyaretinin Türk-Rus ilişkileri açısından yeni bir dönemin başlangıcı olmasını umut ettiğini belirten bir konuşma yaparken “Benden önceki dış ticaretten sorumlu bakan arkadaşım sayın Kürşat Tüzmen de Ruslarla ilişkilerde ciddi mesafeler katetmişti, kendisinden devraldığımız bayrağı daha yukarılara taşıyacağız icabında” dedi.

Taraflar daha sonra ikili görüşmelere başlamak üzere, teamüllere biraz aykırı bir biçimde, basına açık, hem de bayağı açık oturuma geçtiler.

Görüşmeler,  Türk ve Rus taraflarının demokratik açılımdan yana net bir tavır koymaları ve bu hususta bütünüyle mutabakat sağlamaları neticesinde oldukça sorunsuz ilerledi.

Ancak görüşmelerin nihai amacı bilindiği gibi Anna’ya “he” dedirtmekti. Yani “da”, yani “evet”, bir başka ifadeyle ”yes be Anna’m”. Öte yandan, Kournikova dersini gerçekten iyi çalışmış ve neye “niet” neye “kısmet” diyeceğini çok önceden tartmış gibiydi. Görüşmelerin kızıştığı anlarda verdiği tavizler ve yaptığı hassas açılımlarla Türk heyetinin nabzını elinde tutmasını bildi. Bu aşamada bir müzakerecinin bakanın kulağına eğilerek “sayın bakanım, hatun frikiği verdi, lütfen değerlendiriniz” şeklinde ikaz etmesi görüşmelerin kırılma noktasını oluşturdu.

Bakan Çağlayan bu noktada diplomatik teamülleri bir yana bırakarak samimi bir ifadeyle, “Anna’cığım, gel sen bu işe da de da, açalım Türkiye’nin önünü, kıralım 12 Eylül’ün zincirini, zulmünü” şeklinde seslendi güzel tenisçiye, modele, vs. Kournikova, “Türk erkeğinin bu sıjaklığına Sibirya’nın karları bile dayanamaz, hadi hayırlısı olsun bakalım, aman evetlisi işte, anladın sen?” şeklinde cevap verince herşey çok haraşo oldu.

Mutabakat çok sıcak bir tokalaşmayla taçlandırıldı. Kournikova’nın “şu adam elimi bıraksa da gitsem, benim saniyem para” diye düşündüğü gözlemlenirken, bakanın da yakın çevresine “hasta oldum lan ben bu Anna’ya, yapın bi organizasyon haftaya da biz gidelim Rusya’ya” dediği kulislerde konuşuluyordu.

Yorum yapın

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.