Maç TRT’de İzlenir. Bizim Burada Ne İşimiz Var?

tarafından aydin

Hocam Pekadam bir zamanlar, televizyonda futbol maçlarını izlemekle ilgili olarak aşağı yukarı şunları söylemişti: bunca program arasında seyretmeye değer neredeyse sadece maçlar var; çünkü televizyondaki en “gerçek” şey onlar. Üzerinde fazla düşünmeye bile gerek görmeden katıldığım bir tespittir bu. Ama geçenlerde yine akil adamlardan biri olan Şenol Güneş maç izleme pratiği üzerine “eskiden yoksullar oynar, zenginler izlerdi. Şimdi zenginler oynuyor, yoksullar izliyor” dediğinde derin bir iç çekişle beraber “ah be hocam!” dedim; “yoksullar nasıl izlesin, şimdi zenginler oynuyor, zenginler izliyor.”

Daha önce de söylediğim gibi, televizyon izleyen birisi değilimdir. Yanlış anlaşılmasın, neredeyse hiç izlemediğim için “izlemeye değer bir şey yok ki” de diyemem. İzlemeyi reddetmek gibi ahlaki bir tavır sergiliyor değilim, sadece yılardan beri geceleri çalışıyorum dolayısıyla bütün bu televizyon kültürünün dışında kalıyorum. Yoksa televizyonun radyo gibi kullanıldığı bir evde büyüyen biri olarak, evimde geçirdiğim çok çok az süre boyunca bile kapalı olmasını düşünemiyorum. Ancak, şurası da var ki, izlemek istesem bile kolay kolay izleyemeyeceğim programların başında maç yayınları geliyor, üstelik bu kez bahanem vaktimin olmaması da olmaz. En başta dediğim gibi, futbolu izlemek için her zaman vakit yaratılır. Ama neredeyse yirmi yıl önce başlayan maç yayınlarının ticarileşmesi şu anda kitlelerin futboldan kopması noktasına geldi. Çocukluğumun en net futbol anısı Meksika ’86’dan bu yana çok şey değişti. Hatırlıyorum da o turnuvada merkez stadın tepesinde tam da santra noktasına denk gelecek bir şekilde büyük bir küre asılıydı. Yayınların iletilmesi için olduğu söylenmişti topun bu küreye çarparsa ne olacağının tartışıldığı bir yayın sırasında. Tahmin edeceğiniz gibi tüm turnuva boyunca topun bu küreye çarpmasını beklemiştim.  İşte 25 yıl sonra itiraf etmem gerekirse o turnuvadan en net hatırladığım şey o küredir. Yoksa Maradona’nın İngiltere’yi dize getirdiği maçı dün gibi hatırladığım yok!

Spikerlerin, oyunun durduğu her an, ellerinde ses kayıt cihazlarıyla sahanın içine daldıkları “klipleri” sanırım izlemişsinizdir. Böyle bir anda, kaleci Engin’in canlı yayın sırasında yan hakeme uzun bir “bip”li bir güzellemesini de hatırlıyorum. Yine yanılmıyorsam bu olaydan sonra anlık röportajlar bırakılmıştı. Anlayacağınız, o yıllarda o kadar “gerçek” şeyler oluyordu ki yayınlar sırasında, bunları kaçırmamak için gözümü kırpmadan izlerdim. Dediğim gibi, iyice ticarileşen, 4 sezonluk yayın bedeli 321 milyon dolar olan bir üründen bahsediyoruz artık. Bu durumda izleyici olmak da pek mümkün olmuyor ne yazık ki, “tüketici” olup çıkıyoruz. Dolayısıyla televizyondan maç izlemek de bir “zengin işi” haline geliyor. Stadyumların “kötü” şartları, “holigan terörü”, “biletlerin pahalılığı”, “trafik” gibi seç-beğen-al nedenlerden dolayı zaten uzun süredir “olayı” yerinde izlemekten kopartılmış olan taraftar ise maalesef işte bu pahalı televizyon yayınlarına mahkum oluyor. Sonuçta, zenginler oynuyor, zenginler izliyor.

Yıllardır, özellikle lig yayınlarının dışındaki, Türkiye Kupası yayınları, milli maçların yayınları ya da hazırlık karşılaşmalarında hemen statta hazırlanmış ve birkaç saniye için bile olsa televizyonda görünmenin garantisi haline gelmiş bir pankartı görürüm: Maç … TV’de İzlenir. Evet maçı televizyonda izlemek güzeldir, rahattır, keyiflidir ama stadyumda izlemek de bambaşka bir deneyimdir, az çok tribün kovalamış biri olarak bunu söyleme hakkını kendimde görüyorum. Son yıllarda -bir ayrıcalık haline gelmiş olan- stadyumda maç izleme şansına sahip birisi neden o pankartı hazırlar sorusunun başka bir cevabı yok sanıyorum. Bir an için televizyonda görünme çabası… Maçı yayınlayan kanal için ise “al da at!” diye verilen bir reklam pası. Ancak bu çaba, bir yandan da, pankartın kendisi kadar tuhaf. İnsan “iyi de o zaman senin orada ne işin var” demeden edemiyor. İşte en sonunda, başka bir yazının konusu olan İstanbul Büyükşehir Belediye Spor’un taraftar grubu Boz Baykuşlar, Kasımpaşa ile oynadıkları ve TRT’den yayınlanan, Türkiye Kupası karşılaşması sırasında bu tuhaflığa dikkat çektiler:  Maç TRT’de izlenir. (Peki o zaman) Bizim burada ne işimiz var?

Etiketler: ,

One Trackback to “Maç TRT’de İzlenir. Bizim Burada Ne İşimiz Var?”

Yorum yapın

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.