Baldıra Bastı

tarafından pekadam

Geçende gazetede gördüğüm küçük bir yazıyı, her ne kadar gündemin yoğunluğu ve kasveti buna elvermiyorsa da, affınıza sığınarak burada biraz büyütmek istiyorum. Olay biraz şaka gibi dursa da esasında üzerinde durulmayı ve ciddiye alınmayı hak ediyor. Efendim, DDB reklam şirketinin Yeni Zelanda ofisi bir cinlik düşünmüş ve Superette giyim zinciri için hazırladığı çalışmada, yaz sezonunun yaşandığı Auckland’in alışveriş bölgelerine, oturanın baldırına denk gelecek şekilde kabartma harflerle ve tersten “Superette şortlarında indirim” yazılı özel banklar yerleştirmiş. Böylelikle banklara oturanların baldırlarına çıkan izler, tüketicileri reklam aracına dönüştürüyormuş. Yani kazayla “oh şurada iki dakika soluklanayım” diye banka oturunca çıplak etinize reklam damgası basılıyor ve daha sonra şehirde dolaşırken de farkında olmadan reklam yapmış oluyorsunuz. Bir nevi yürüyen billboard olarak ortalıkta salınıyorsunuz. Takdir edersiniz ki haber geyiğe gayet müsait; erotik çağrışımları bir yana, baldıra bastı yapan Superette markası da Türkçe’de çeşitli kelime oyunlarını hemen akla getiriyor. Bu toplara girmeyeceğim. Buluş bana daha naif hatırlatmalar yaptı önce. Hani okulda arkadaşımızın sırtına çaktırmadan iliştirdiğimiz kağıtları veya taktığımız kuyrukları, Hababam Sınıfı’nda kopya kağıdını hocanın arkasına asmalarını, paçasına sokuşturmalarını filan. Ama iş reklam olunca olayı böyle masumane bir espri olarak algılayamıyorum, kusura bakılmasın. Reklamın şakası olmaz; bir şekilde hangi deliği bulursa oradan hayatımıza sızmaya hazır mütecaviz bir Coşkun gibi görüyorum onu. Önce kendisini yüzümüze vurabileceği her yolu denedi, ayakyolu dahil. Pisuvarların üzerine kadar geldi, Tosun’un makamına yerleşti, oradan “herkesin tuttuğu kendine” yılışıklığıyla sıfatımıza bakar oldu. Yetmemiş demek, şimdi üzerimize tırmanıyor. Eşofmanların, pantolonların popolarında koca koca markalar zuhur etmeye başladığında uyanmalıydık; aradaki engeller de fazla gelmiş olmalı ki şimdi ete değmeye niyetlenmiş reklam. Terbiyemi bozmak istemiyorum ama, madem hasmımız o terbiye sınırlarını çoktan aşmış, bizim de bu işlere maruz bırakılan insanlar olarak “höyt ulan, gel g..tüme gir bari” demek hakkımız vardır sanırım. Tüketici olarak konumlandırılmayı ve ondan gayrı bir hiç ve hiçbir şey olmayı kendimize yediremiyorsak, bu hoş ve şakacı reklam numaralarını da yemeyelim derim. Yoksa, bunlar var ya bunlar, adamı damgalı eşek gibi dolandırırlar ortalıkta, ona göre.

Etiketler: , , ,

3 Yorum to “Baldıra Bastı”

  1. Vikipedi’nin notu:”Halk arasında bilinenin aksine kalçadan dize kadar olan kısım baldır değildir.”
    Editörün notu: “Buttur.”

  2. Yoksa uyluk mudur?

  3. nedir ne degildir bilmem ama 25′ten sonra SELULITTIR.

Yorum yapın

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.