Arşiv ‘Ondan bundan…’

01/06/2011

İstanbul Üzerine Çeşitlemeler

tarafından pekadam

İstanbul Uluslararası Kültür Festivali 27-29 Mayıs tarihleri arasında, İstancool 2011 adıyla yapıldı. Güzel, bir diyeceğim yok, sakın şimdi arkasından konuşacağımı düşünmeyin. Hem de bedava ve herkese açık bir festivalmiş, bu bakımdan ayrıca takdire şayan. Beleş olsun, kamusal olsun, aççık ve seççik olsun, canımızı yesin. Ama “İstancool” ismine kafayı taktım, yalan değil.

Etiketler: , ,
03/05/2011

Tatmin Oldum

tarafından pekadam

 

“Şifre filan yok diyorum sana, neden inanmıyorsun” diye fısıldadı en tatlı, en ikna edici ses tonuyla. Çok yakınımdaydı, nefesini sırtımda hissediyor, ürperiyordum. “Ama bulmuşlar, gazeteler, televizyonlar yayınlayıp duruyorlar” diyecek oldum, “velev ki var, ama sehven yapılmış, kasıt yok” dedi.

28/04/2011

Anlamametmem’in Çılgın Projesi

tarafından pekadam

Ne zamandır buna hazırlanıyorduk, dikkat ettiyseniz yemeden içmeden, yazmadan çizmeden kesilmiştik. Bir aydır yazı yazmadık, okurumuzu öksüz koyduk. Kapandık, çalıştık, etüd ettik, fizibilite çıkardık. Oluruna bakarız, kaynağını buluruz, biz bu işi yaparız aga dedik. Artık bu projeyi içimizde daha fazla tutarsak patlarız. Açıklıyoruz, işte çılgın projemiz:

27/03/2011

Turgut Uyar Şiir Yarışması Sonuçlandı

tarafından pekadam

I. Turgut Uyar şiir yarışmasını “Buz” isimli dosyasıyla Osman Özçakar kazandı. Anlamametmem olarak iftihar ettik. Osman Özçakar blogumuzun sadık okuyucularındandır. Biz kendisini stor perde işleriyle iştigal eden halim selim, genç ve yakışıklı bir insan olarak tanırdık. Ama genç, güzel ve de şairmiş üzerinize afiyet. Dünyamızın şiirsiz döndüğü, şiire hayattan el çektirildiği bir dönemde, o storların arkasına gizlenip kendi içine doğru dizeler biriktirirmiş meğer. Turgut Uyar yarışması şairin ilk kitabının basılmasına vesile olacak. Özçakar’ın kitabıyla buluşmadan evvel, ilk kez bir şiirini burada yayımlamaktan da mutluluk duyuyoruz. Şairin özel izniyle, ayrıcalıklı anlamametmem okurları için:

17/03/2011

Baldıra Bastı

tarafından pekadam

Geçende gazetede gördüğüm küçük bir yazıyı, her ne kadar gündemin yoğunluğu ve kasveti buna elvermiyorsa da, affınıza sığınarak burada biraz büyütmek istiyorum. Olay biraz şaka gibi dursa da esasında üzerinde durulmayı ve ciddiye alınmayı hak ediyor. Efendim, DDB reklam şirketinin Yeni Zelanda ofisi bir cinlik düşünmüş ve Superette giyim zinciri için hazırladığı çalışmada, yaz sezonunun yaşandığı Auckland’in alışveriş bölgelerine, oturanın baldırına denk gelecek şekilde kabartma harflerle ve tersten “Superette şortlarında indirim” yazılı özel banklar yerleştirmiş.

Etiketler: , , ,
12/03/2011

Anadolu’nun İsyanı

tarafından pekadam

Hidroelektrik santrallerine(HES) karşı eylemler “Anadolu’yu Vermeyeceğiz” başlığı altında internette örgütlenmiş; “Anadolu’nun İsyanı” isimli filmleri de bir süredir sanal alemde çoğaltılıyor. Görmeyen kaldıysa diye sitenin linkini verelim:

07/03/2011

Kaçan Kurtulur

tarafından oteberi

Bunlar iyi günlerimiz. Dünkü (pazar) Hürriyet’te üşenmedim saydım, çoğu tam sayfa olmak üzere toplam 12 adet “rezidans”, tower, site, vs. ilanı vardı. Kentin çeşitli yerlerinde yüzlerce, hatta binlerce konutluk yerleşim komplekslerinin ilanları bunlar. Hele bir de şehrin göbeğinde gökdelen şeklini alanlar var ki tamamlandıkları zaman yaratacakları trafiği tahmin etmek için şehir ve bölge planlama okumuş olmak gerekmiyor.

Etiketler: , ,
25/02/2011

Zoraki Kral, Zoraki Kriz

tarafından pekadam

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün “Akşam evde eşimle beraber Zoraki Kral (The King’s Speech) filmini izledik, çok beğendik” mealindeki twiti büyük bir  infiale yol açtı biliyorsunuz sevgili okurlar. Yoksa yoksa Cumhurbaşkanı korsan DVD mi izliyor sorusunu, halkımız, acaba Kaddafi de gidici mi sorusundan daha çok sordu kendine. Medyaya bakacak olursak öyle yani. Nerden çıkarıyorlar korsan olduğunu filmin?

22/02/2011

Nice Yıllar Ekşi Sözlük

tarafından pekadam

Anlamametmem olarak internet alemlerinde kimseye eyvallahımız yoktur ama saygı duyduğumuz, kardeş bildiğimiz kimseler vardır elbette. Ekşi sözlük de bu cemaatlerden biridir. Geçende gazetelerde Ekşi’nin 12. doğum gününe ilişkin haberleri biraz yadırgayarak okuduk doğrusu.

18/02/2011

Azıcık Da Berlusconi Hakkında Konuşsak Ne Çıkar?

tarafından akliadam

Gündemi takip edemesem de bazı başlıklar aklımda kalıyor. Mesela son dönemde heykel olayı vardı. Mısır’da devrim oldu. Harika medyamız sayesinde bir türlü içinde neler olduğunu öğrenemediğimiz torba yasa bu devrimin arkasında kalıverdi. Faili meçhullerle ilgili bir takım adımlar atıldı ama geri mi ileri mi tam anlayamadım. Daha birçok şey oldu işte benim yetişemediğim için kederlendiğim. Her şey enine boyuna konuşuldu ama bir şey hariç: Berlusconi. İtalya başbakanı, medya patronu, bir aralar Milan futbol takımının zenginlere ayrılmış tribününde de çok görünürdü. Çok zengin adam; tam evlenmelik. Evlilik deyince; Bilal

Etiketler: ,
14/02/2011

Tek Taşımı Kendim Aldım

tarafından pekadam

Çocukluk günlerimden anımsadığım en gösterişli aşk ilanı, Tarık Akan’ın Gülşen Bubikoğlu’na ilan-ı aşkıdır. Hani Tarık (yahut Ferit) Gülşen’e (yahut Alev’e) aşık olmuştur ama onu bir türlü ikna edemez, Gülşen nuh deyip peygamber dememektedir.

10/02/2011

Hoş Geldin Memedali Bey

tarafından pekadam

Ekranların haşarı çocuğu Mehmet Ali Erbil bize çok uzun gelen bir ayrılıktan sonra yeni programıyla karşımızda. Hasret bitti, hoş geldin Memedali Bey, ne kadar özlemişiz meğerse. Açıl Susam Açıl isimli program hafta içi her gün TNT televizyonundan yayınlanıyor. Kanalın program tanıtım cümleleri şöyle: “Açıl Susam Açıl içinde hem doyasıya macera hem de çılgınca eğlence olan şimdiye dek benzeri görülmemiş bir program. Hedef: doğru kapıyı açtırıp doğru kadını/erkeği bulmak! Böyle bir şey ne zaman kolay oldu ki? İşin içinde bir melek ama üç şeytan var.” Ay ne hoş! Geçen gün zap sırasında TNT ekranında bu programa takıldım, ve ekrandan gözlerimi alamadım.

31/12/2010

Hazımsızlık Çekenlere İki Doz Etik

tarafından pekadam

Eski Radikal yazarı Haluk Şahin ile yeni Radikal yazarı Cüneyt Özdemir arasında çok önemli bir “basın etiği” tartışması yaşandı. Daha doğrusu tartışan bir taraf ile buna “çakan” bir  taraf söz konusu idi. Özdemir’in Şahin için yazdıklarını okuduğumda gözlerime inanamadım. “Hazımsızlık Etiksizlikten Kötüdür” başlıklı bu ”şey” cidden basın tarihi içinde hak ettiği yeri alacaktır; gazetecilik mesleğinin gelip dayandığı nokta hakkında bir referans oluşturacaktır kanaatindeyim. Tartışmadan bu şekilde haberdar oldum, Haluk Şahin’in yazdıklarını internetten buldum, okudum. İnternetteki medya sitelerinde de konu o ona şöyle geçirdi, bu ona şöyle koydu tadında verilmekte ama asla sulandırılacak bir mesele değil bu.

18/12/2010

Hayırlı Tabloidler

tarafından pekadam

 

"Anlamam etmem" dedi, üçüncü sayfaya sırtını döndü.

Bu tabloid gazetelerde bir de page three girl olayı olur. Üçüncü sayfa güzeli. Ortağım Öteberi’yi razı edersem biz de başlatalım diyorum. Gör o zaman okuyucu nasıl can-ı gönülden tepki verir. Başlıkları da bizim çizgiye uygun atarız, bir şekilde entel okurumuzla da uzlaşırız: “Bilimden sıkıldı, filime başladı”; “Rus antropolog Natalia’dan Antalya sahilinde açılım”; “Seksi manken Frankfurt Okulu’na Kaydoldu” vs, vs.

15/12/2010

Tabloid olduk, uzlaşamadık…

tarafından oteberi

Yok, böyle olmuyor. Blog yaz, yaz nereye kadar? Bari bir değişiklik yapalım da hareket gelsin dedik. Koskoca boyalı basının entel temsilcisi Radikal bile satmayınca uzlaşma yoluna gitti, tabloid oldu. Biz mi uzlaşamayacağız? Biz de tabloid olmaya soyunduk, şu gördüğünüz şekli yaptık. Yaptık da ne oldu? Devletten, özelden bir destekleyen mi çıktı? Bırakın ihaleyi bir ihale ilanı bile alamadık. Ya siz velinimetimiz okurumuza ne demeli?

06/12/2010

Burası Kanyon

tarafından pekadam

Bu aralar “biz demiştik” mealindeki “entry”lerimiz çoğaldı gibi. Bakın bu tehlikeli gidiştir; insan böyle böyle kendini bir halt zannetmeye başlar, herşeyi ben bilirim, ben yaparım diye diye bağlamından kopar, şirazesinden çıkar. Ama söylemiştik işte, bu tür bağlamından kopuk arkadaşlar da üzerimize üzerimize gelmesin, her taşın altından çıkmasın diye. Mecbur muyuz sizin yapıntı “Nil Dünyanızı” çekmeye, cingıl tadında yaşadığınız hayatlara maruz kalmaya diye sormuştuk.

Evet mecburmuşuz.

03/12/2010

Sabotaj Olamaz

tarafından oteberi

"Yangın Ucuz Atlatıldı!"

Anlamametmem olarak sene başında ülkenin çatı sorunsalından bahsetmiş, iki yazıyla olaya farklı bakış açıları getirmiştik. İnanmazsanız gidin bakın: “Ülkenin Çatı Sorunsalı” ve “İşte Çatı, İşte Bodrum Katı“.

Yok sanki biz uyarmamışız, konuya dikkat çekmemişiz gibi koskoca Haydarpaşa Garı çatı onarımı uğruna az daha kül olup gidiyordu. Neyse ki hepten yanmadı, sayın Bakanımızın soğukkanlı ve duruma hakim bir biçimde söylediği gibi “Yangını ucuz atlattık!”

15/11/2010

Yarışmaya Bi El Atın

tarafından pekadam

İletişim öğrencilerinin ilgisini çekecek bir haberimiz var. Henüz kamuoyunda paylaşılmadı, biz acar gazeteciliğimiz ve derin ilişkilerimiz sayesinde öğrendik, duyuruyoruz. Avrupa Birliği Genel Sekreterliği, iletişim öğrencileri arasında bir yarışma düzenliyor: ”AB Yolunda Genç İletişimciler Yarışması”.  Yarışma Türkiye’nin AB üyeliği yolunda genç iletişimcileri katılımcı, sürece destek veren aktörler olarak görmek ve cesaretlendirmek gibi hayırlı bir amaca hizmet etmek istiyor. Çeşitli kategorilerde yarışacak eserlerin, AB’nin değerleri, AB’ye katılımın yararları, Türkiye’nin AB’ye kazandıracakları, mali ve ekonomik katkılar vb. gibi temaları işlemesi bekleniyor. Dört ana kategori var: TV, Radyo, Basılı Materyal ve Açık Hava Reklamı, Slogan.

20/10/2010

Radikal Uzlaşmalar

tarafından pekadam

Küçül de cebime gir diye laf var ya, Radikal gazetesi de öyle yaptı. Amaç tirajı büyütmek. Başrolde yeni yayın yönetmeni Eyüp Can var. Radikal’deki değişim bir süredir Doğan grubu tarafından reklam ediliyor ve parlatılıyordu. Son olarak Hürriyet’te (16 Ekim) Ayşe Arman’ın Eyüp Can ile yaptığı röportaj yayınlanmıştı. “Radikal Uzlaşmacı” başlığıyla. Biz bunun ne demek olduğunu anlayamamıştık bir türlü. Hani bu kelamı, entel tabiriyle, nasıl “okumamız” gerektiğini. Röportajın kahramanı olan Eyüp Can mı bir radikal uzlaşmacıydı? Yoksa Radikal, bundan böyle uzlaşmacı olacak, hadi yine iyisiniz mesajı mıydı bu?

08/09/2010

İnsanlaşan Hayvan

tarafından akliadam

Hayvanla, insan arasındaki temel fark hep tartışılmıştır.Hayvanlara göre bu temel farkın ne olduğu öğrenilemese de insanlara göre genellikle belli bir kanı dillendirilmektedir :  “Hayvanların sahip oldukları becerileri, bir akıl, mantık yoluyla kullanamamaları” Hayvanların bugüne kadar neleri icat ettiğine ya da kendi türleri için yaşam olanaklarında ne gibi yükselişler ortaya çıkardıklarına biraz göz atarsak: bu genel kanıların çok da yanlış olmadığı keşfedilebilir.Buradan insanın çok üstün bir varlık olduğu gibi sonuçlar da çıkmamalı elbette.Hazır laf  hayvandan,  açılmışken; başlıkta da ufak bir esinlenme yaşadığım Jean Renoir’ in 1938 yılında çektiği “Hayvanlaşan İnsan” (La bête humaine) filmini hatırlamadan olmaz.

Bunları neden kafaya taktığıma, neden derinlere gittiğime gelecek olursak; yaklaşık 1 ay önce evde bakılan tüylü hayvanlara karşı alerjim olduğunu öğrendim.Son zamanlarda, bu nedenle tüylü hayvanların – genelde kedi,köpek – bulunduğu evlerden kaçma gerçeğiyle yüzleşmek durumunda kalıyorum.

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.